Anladığım şudur ki, birçok sosyal medya kullanıcısı hiçbir şekilde altına yorum yapacağı metni okumuyor, okuyorsa anlamıyor, anlıyorsa da bildiğini okuyor..

Bundan böyle bazı hassas konular hariç hiçbir konuda kılı kırk yararak yazmayacağım.

Özellikle bu akşam anladığım şudur ki, birçok sosyal medya kullanıcısı hiçbir şekilde altına yorum yapacağı metni okumuyor, okuyorsa anlamıyor, anlıyorsa da bildiğini okuyor...

Onlara anlayacakları dilden cevap yazmak da mizacımıza uygun olmadığına göre, iyisi mi kafa konforumuzu bozmadan tornadan çıkmış 3-5 klişe cümleyle yazmaya devam edelim.

Öyle ki Ankara Türkiye'nin başkentidir diye yazacak olsam, öyle ama İstanbul olsaydı daha iyi olurdu, Üstelik Konya bu iş için önceden düşünülmüş bir ildi ama nasıl olduysa olmadı diyenler çıkıyor.

Atatürk 19 Mayıs'ta Samsun'a çıktı diyorlar.

Nasıl çıkar diiyorlar, ya çıkmış işte, nasıl çıkmışsa çıkmış. Bir ile çıkılmayacağını ben de biliyorum ama klişe haline geldiği için çıktı diyoruz sonuçta...

Normal aklıselim bir insanın, vicdanlı bir insanın, haksızlığı meşrulaştırmayan bir insanın asla itiraz edemeyeceği bir metin ya da metinler yazıyorum ona bile gözü kapalı bir şekilde hücum ediyorlar.

Yahu ben sizin fanatizminizi ya da gizli faşizanlığınızı sergilemeniz için ya da benzeri hastalıklardan kurtulmanız için bir şey yazıyor değilim.

Burada kendim olarak bir şey yazıyorum. Ben böyle düşünüyorum. Başkasının ne düşündüğüne bakmıyorum

Kendi sayfalarında şahsımla ilgili bir şey yazmadıkları sürece hiçbir şekilde katılmadığım düşüncelerine hiçbir şekilde katılmadığımı söylemiyorum.

Ancak benim yaptığım bir paylaşımın altına yorum yaparlarsa mümkün olduğunca kırmadan dökmeden bir şeyler yazıyorum.

Kimsenin hayata bakışını değiştirmek gibi bir gücüm yok, kaldı ki böyle bir çabam, böyle bir niyetim de yok .

Ama müsaade edin Facebook'un bize kullanma hakkını verdiği bu sayfada doğru bildiklerimizi değil, mümkün olduğunca inandığımız doğruları yazmaya devam edelim...

1987 yılında öğrencilik yıllarımda düzenli olarak her pazartesi günü çıkardığım duvar gazetesine iliştirdiğim nottur;

Doğru bildiğin yolda değil, doğru olan yolda gideceksin tek başına.

Bu yoldan beni çıkaracağınızı düşünüyorsanız, zamanınıza yazık ediyorsunuz demektir.

Siz böyle ortaya çıktıkça kendime değil, size üzülüyorum en çok..