Seçiminden önce DEM’in bölücü Kürtçülerin havalarından geçilmiyordu. “Bizsiz kimse kazanamaz, bizim ile ittifak yapan kazanır” diye kabarıyorlardı !..
BÖLÜCÜ KÜRTÇÜ SİYASİLER SAHNEDE !
Son CB seçiminden önce DEM’in daha doğrusu bölücü Kürtçelerin havalarından geçilmiyordu.
“Bizsiz kimse kazanamaz, bizim ile ittifak yapan kazanır” diye kurum kurum kurumlanıp kabarıyorlardı !..
CHP bu tuzağa düştü.
Kent uzlaşısı falan derken masa altı el sıkıştılar.
Sonuçta Türk milliyetçileri oyunu bozdu.
CB seçimlerinde bölücü Kürtçü siyasilerin hayalleri ve istedikleri olmadı ve kaybettiler.
Bütün havaları söndü.
Eşekten düşmekten beter oldular.
Kafası kopmuş horoz gibi çırpınıyorlardı.
Psikolojileri darmadağınık olmuştu.
Siyaset meydanında artık herkes bunlara dokunan yanar mesajını almıştı.
Sonra ne oldu ?
APO’nun mecliste konuşması ve sözde silah bırakma tiyatrosu başladı.
Hangi ihtiyaçtan ve sebebten “bölücü Kürtçüler” tekrar siyaseten diriltilip aya kalktılar/kaldırıldılar ?
Hem de ne kalkış ?!
Sadece Türkiye’de değil, İran, Suriye, Irak ve Kandil merkezli tüm Kürtleri kapsayan siyasi bir pozisyon iddiası ile yeniden sahne aldılar.
Onbinlerce insanın katili kandan beslenen bir terörist başını yeniden bu sahnenin baş aktörü yaptılar.
“Terörsüz Türkiye” süslü lafları ile bölücü Kürtçelerin temsilci heyeti; İran, Irak ve Suriye (Kandil) temsilcisi Kürtler ve İmralı adası arasında mekik diplomasisi yapmaya devam ediyorlar.
Türk milliyetçilerinin son CB seçiminde gömdüğü bölücü Kürtçü partiyi maalesef yeniden Türk milliyetçisi Bahçeli’nin ağzından çıkan siyasi bir teklif ile nasıl dirilttiler ?
Şimdi ise bu süreci kim yönetiyor ?
Bölücü partiye kayyum atayan ve görevden almaları ve de tutuklamaları yapan irade mi?
Yoksa terörist başı katilin açıklamasını bekleyen ve bu açıklamaya bağlı olarak yeni anayasa hazırlığı yapan bir başka irade mi?
Özetle “devletin zirvelerinde” iki farklı plan ya da iki farklı düşünen aklın sessiz ama derin bir kavgası mı var ?
Türkler devletimiz var gereğini yapar diye sessiz.
Bölücü Kürtçüler ise emperyal destekle “devletimiz yok, kurmalıyız” iddiası hatta hırsı ile tam saha pres yapıyor.
İnşallah devletin zirvelerinde emperyal işbirliğine eklemlenerek ancak belli tavizler vererek kurtulabiliriz diyen akıl kazanmaz da Türk Milleti iş başa düştü diyerek eline nacağı ve değneği almaz.
1919’da olduğu gibi !..
Hakkı Şafak Ses