Sanatcılar, gelirlerini yurt dışındaki bankalara koyanlar, elini taşın altın koymayan ne Cumhuriyetçiliği, Milliyetçiliği, İslamiyeti fikirlerine dekor etmesin

Kabul etmeme, fikir beyan etme, savunma yöntemleri usülüne uygun yapılır.

Saldırma, kavga, zarar verme, yok etme davranışları kabul edilemez.

Yasal hakları savunmak saygı çerçevesinde gerçekleşmelidir.

Kaos yaratarak, yakıp, yıkarak, zarar vererek kimse bir yere varamaz.

İnatlaşma, kutuplaşma çözüm değildir.

Cennet gibi bir vatana sahibiz.

Hayatı birbirimize zıkkım etmek niye...

Bizi birbirimize düşürenlerin tuzu kuru, arkası güçlü...

Yetmiyor mu topraklarımız?

Neyin kavgasındayız?

Eskiden düşman belliydi, cepheye giderdik. Şimdi düşman içimizde, dört yanımız hain dolu.

Kalkmış hepimiz ülkemize zarar veriyoruz.

Böl, parçala, yut diyenler dört gözle izliyorlar hepimizi...

Kenetlenmeli ve akılcı ilerlemeliyiz.

Milletçe olayların bedelini ödüyoruz.

Ülkemizdeki kederler gittikçe büyüyor.

Sağ duyulu olup, mantıklı karar vermeliyiz.

Yerli ve milli ekonomiyi boykot etmeyi doğru bulmuyorum.

Bunun siyaseti olmaz, ekmek yiyen vatandaşlarımıza zarar verilmesini kabul edemeyiz.

Siyaset, muhalefet farklı bir olay lakin kimse kimsenin ekmeği ile oynayamaz. Ülkemizde konser verip, halkımızdan kazandığı paraları yurt dışında yiyen sanatçılar, iş adamları, makam sahipleri gelirlerini yurt dışındaki bankalara koyanlar, elini taşın altın koymayanlar ne Cumhuriyetçiliği, Milliyetçiliği nede İslamiyeti fikirlerine dekor etmesinler.

Atatürk'ümüz yerli ve milli olmayı, Türk ticaretini bizlere emanet etti.

Her yeri kirleten partizanlık ve siyasetten bıktık.

Milletçe huzur istiyoruz.

Nedir alıp verilemeyen, fikir dayatmalardan usandık.

Memlekette dürüstlük yok oluyor ve milletçe bir arada sohbet edemiyoruz.

Kin tohumları facialara sebep oluyor.

Kimse kalkıp bu millete ne yapacağını söylemesin.

Bu milletin ayranını kabartmasın